
Akdeniz’in büyülü atmosferini en iyi yansıtan bitkilerden biri olan lavanta, son yıllarda Türk evlerinin de vazgeçilmez dekoratif unsurlarından biri haline geldi. Beyaza yakın tonlardan, açık mora ve koyu eflatuna uzanan renk skalasıyla lavanta, minimal bakım gerektiren yapısı ve büyüleyici kokusuyla balkon ve teraslarınızı süsleyebilir.
Balkon ve teraslar için ideal bir tercih olan lavanta, güneş ve rüzgar gibi dış etkenlere karşı dayanıklıdır. Küçük balkon saksılarından büyük bahçe saksılarına kadar farklı boyutlarda yetiştirilebilen bu bitki, dikey büyüme özelliği sayesinde az yer kaplar. Farklı lavanta türlerini açık renkten koyuya doğru bir geçişle yerleştirerek etkileyici bir görünüm elde edebilirsiniz.
Ballıbabagiller ailesinden olan lavanta, esas olarak Akdeniz ülkelerinde yetişse de Orta ve Kuzey Avrupa’nın serin iklimlerinde de rahatlıkla yaşayabilir. Gri ve yeşil yapraklara sahip çeşitli türleri bulunan lavantanın, dudak şeklindeki çiçekleri genellikle mavimsi veya eflatun tonlarındadır.
Küçük balkonlarda veya teraslarda lavanta yetiştirmek, doğru bakım ve uygun koşullar sağlandığında oldukça başarılı sonuçlar verir.
Bu bitkinin özellikle güneş ve rüzgara dayanıklı olması, balkon gibi açık alanlarda rahatlıkla yetişmesini sağlar. Balkon saksılarına uygun boyutlardan, daha büyük saksılarda tek başına yetiştirilebilecek boyutlara kadar farklı seçeneklerde lavanta bulunabilir.
Lavantanın çiçek sapları dik büyüdüğünden az yer kaplar ve renk geçişli bir görünüm oluşturmak için açık renkten koyu renge doğru farklı lavanta türleri bir arada kullanılabilir.
Ballıbabagiller ailesinden olan lavanta, ağırlıklı olarak Akdeniz ülkelerinde yetişse de Orta ve Kuzey Avrupa’nın serin bölgelerinde de başarıyla yetişebilir. Gri-yeşil yaprakları ve mavimsi-leylak renkli çiçekleriyle bilinen birçok lavanta türü vardır.
En yaygın türlerden biri olan İngiliz lavantası (L. angustifolia) ‘Hidcote’ çeşidi, ince gri yaprakları ve mor çiçekleriyle Eylül sonuna kadar çiçek açar. ‘Munstead’ çeşidi ise daha kısa süre ancak yoğun bir şekilde leylak renkli çiçekler açar. Her iki tür de kuraklığa ve soğuğa dayanıklıdır. Saksıda yetiştirilebilmelerine rağmen, bahçede daha iyi gelişirler.
Fransız lavantası (L. stoechas) ise İngiliz lavantasına göre daha büyük mor çiçeklere sahiptir ancak soğuğa karşı daha hassastır. Kış aylarında balkonda yaşayamadığından, soğuk mevsimlerde iç mekana alınması gerekir.
Lavanta alacaksanız sağlıklı bir bitkinin şu özelliklere sahip olması gerekmektedir: Tomurcukların renklenmesi tamamlanmış ve birkaç çiçek açmış olmalıdır. Toprak nemli olmalı ancak yapraklar kuru tutulmalıdır. Depolama ve taşıma sırasında yeterli hava alamayan lavantalarda kurşuni küf mantarı gelişebilmektedir. Ayrıca bitkide yaprak biti gibi zararlılar ve hastalık belirtileri bulunmamalıdır.
Balkonda Lavanta Bakımı
Balkonda lavanta yetiştirmek bahçede yetiştirmekten çok farklı değildir. Yukarıda bahsettiğimiz bakım kuralları balkondaki lavantalar için de geçerlidir.
Konum
Lavantalar güneşli ve aydınlık ortamları sever. Gölgeli alanlarda çiçeklenme azalır. Uzun süre ve bol çiçek açması için sıcak bir ortama ihtiyaç duyar. Saksıdaki lavantaları birbirine çok yakın yerleştirmemek gerekir. Hava sirkülasyonunun sağlanması için her bitkiye yeterli alan bırakılmalıdır.
Sulama ve Gübreleme
Toprak hafif nemli tutulmalı ancak fazla suyun tahliyesi için mutlaka drenaj sağlanmalıdır. İki haftada bir çiçekli bitki gübresi vermek, bitkinin sağlıklı gelişmesine ve bol çiçek açmasına yardımcı olur.
Budama
Gerektiğinde Şubat veya Mart aylarında, toprak seviyesinden en fazla 15 cm yükseklikten budama yapılabilir.
Lavantaların kış bakımı için dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar bulunmaktadır.
Dar yapraklı lavanta türleri soğuğa karşı daha dayanıklı olduğundan balkonda kışı geçirebilir. Bunun için saksıdaki bitkinin bolca sulanması ve beyaz örtü ile sarılması yeterlidir. Saksının strafor ile kaplanması ve soğuk rüzgarlardan korunaklı bir yere yerleştirilmesi gerekmektedir. İstenirse saksı bahçe toprağına da gömülebilir.
Fransız lavantası ise sıfırın altındaki sıcaklıklarda yaşayamaz. Bu nedenle don tehlikesi başlamadan önce serin ve aydınlık bir ortama taşınmalıdır. Dinlenme dönemini geçirebilmesi için kış boyunca 5-10 derece arasında bir ortamda tutulmalıdır. Bu dönemde zaman zaman sulanmalı ancak büyümeyi tetiklememek için gübreleme yapılmamalıdır. Son don tehlikesinin geçtiği mayıs ayı ortasından sonra tekrar balkon veya terasa çıkarılabilir.
