
Ev bitkilerinin bakımı, bahçe bitkileriyle karşılaştırıldığında zor değildir ancak daha düzenli bir bakım gerektirir. Özellikle kış mevsiminden sonra, ilkbaharın ilk günlerinde saksı bitkilerinde bazı sorunlarla karşılaşılabilir. Bu sorunlar sadece ihmal edilen bitkilerde değil, özenle bakılan bitkilerde de görülebilir. Yetersiz ışık, uygun olmayan sıcaklık, kuru hava ve radyatör yakınında bulunma gibi etkenler bitkilerin sağlığını olumsuz etkiler. Aşırı bakım da bazen bitkilere zarar verebilir. Bu yazıda, saksı bitkilerinde en sık karşılaşılan 6 sorunu ve çözüm yöntemlerini ele alacağız.
Aşırı Sulama Sorunları
Bitki forumlarındaki paylaşımlar incelendiğinde, en sık karşılaşılan sorunlardan birinin aşırı sulama olduğu görülmektedir. Dracena ve benjamin gibi birçok bitki türü, fazla suya karşı hızlı tepki vermektedir. Bu durumda yapraklar sararır ve bazen dökülmeye başlar. Sürekli aşırı sulama, toprağın kalitesini düşürür, kötü koku oluşumuna, kök çürümesine, mantar hastalıklarına ve nihayetinde bitkinin ölümüne neden olabilmektedir.
Sorunları Önlemek İçin Öneriler:
• Saksıların altında mutlaka drenaj delikleri bulunmalıdır. Eğer yoksa, ısıtılmış keskin bir alet veya matkap yardımıyla delikler açılmalıdır.
• Saksının dibine drenaj malzemesi (bitki türü ve saksı boyutuna göre 2-5 cm) konulmalıdır. Drenaj malzemesi olarak hidroton, perlit veya iri taneli çakıl kullanılabilir.
• Her bitki türü için özel hazırlanmış toprak karışımları tercih edilmelidir. Örneğin orkideler, sukulent bitkiler ve narenciye için özel toprak karışımları kullanılmalıdır. Toprağın su geçirgenliği iyi olmalıdır.
Sorunlarla karşılaştığınızda yapmanız gerekenler şunlardır:
Bitkiyi aynı saksıya fakat yeni ve taze toprakla yeniden dikiniz. Eski ve ıslak toprağı, kök sistemine zarar vermeden dikkatlice temizleyiniz. Bu işlemi çiçeklenme dönemindeki bitkiler için uygulamamak gerekir.
Saksıyı daha güneşli bir alana taşıyabilirsiniz. Yaz aylarında bahçeye çıkarmanız da mümkündür. Ancak Benjamin kauçuğu gibi yer değişikliğine hassas türler için bu önerilmemelidir.
Sararmış yapraklar ve çürümüş kökler gibi cansız kısımları temizleyiniz.
Saksı Küfü
Fazla sulama sonucunda toprağın üst katmanında küf oluşabilir. Pamuksu veya sıkı bir yapıya sahip olan bu küf, beyaz veya kahverengi renkte görülebilir. Zamanla tüm toprağa yayılma eğilimi gösterir. Başlangıçta sadece görsel açıdan rahatsız edici olan küf, ileri aşamalarda toprağın nefes almasını engelleyerek çürümeye neden olabilir. Ancak sert su kullanımından kaynaklanan kireç birikintileri ile küfü karıştırmamak gerekir. Kireç birikintileri daha ince yapılı ve açık sarı renktedir.
Küf Sorunlarına Çözümler
Önleyici Tedbirler:
– Saksı bitkilerinin sulamasını azaltılmalıdır çünkü küf, toprağın gereğinden fazla nemli olduğunun göstergesidir.
– Bitkinin yeri daha aydınlık bir alana (pencereye yakın) taşınmalıdır.
– Bitkiye uygun toprak karışımı kullanılmalıdır.
Mevcut Küf Sorununu Gidermek İçin:
– Köklere zarar vermeden toprağın üst katmanı değiştirilmelidir.
– Öğütülmüş tarçın hem yeni toprak karışımına hem de toprağın yüzeyine serpilmelidir. Ayrıca sulama suyuna da az miktarda tarçın eklenebilir.
– Küf sorunu ciddi boyutlara ulaştıysa, iç mekan bitkileri için özel üretilmiş mantar ilacı toprağa uygulanmalıdır.
Zararlı Böceklerle Mücadele
Tüm bakım çabalarına rağmen, ev bitkilerinde zaman zaman zararlı böcekler görülebilir. En sık karşılaşılan zararlılar kırmızı örümcek, yaprak biti ve beyazsinektir. Ancak başka türlerin de ortaya çıkma olasılığı vardır. Bu zararlıları tanımak önemlidir, çünkü birçok türe karşı benzer mücadele yöntemleri uygulanabilir.
Koruyucu Önlemler:
– Özellikle kış aylarında bitkilerin çevresinde yeterli nem sağlanmalıdır. Dekoratif yapraklı bitkiler için su püskürtme yöntemi kullanılmalı, ancak çiçekli bitkilerin yapraklarının ıslanmasından kaçınılmalıdır.
– Kırmızı örümcek oluşumunun en yaygın nedeni kuru hava ortamıdır. Bu nedenle nem dengesini korumak için oda nemlendiricisi kullanılmalıdır.
– Yüksek azot içerikli gübreler, özellikle yaprak biti oluşumunu tetiklediği için aşırı gübreleme yapılmamalıdır.
– Toprağa yerleştirilen böcek önleyici çubuklar kullanılabilir.
Mücadele Yöntemleri:
– Ev bitkileri için üretilmiş doğal veya kimyasal böcek ilaçları 5-7 gün arayla 2-3 kez uygulanmalıdır.
– Kabuklu bit ve unlu bit gibi zararlılar elle temizlenmelidir. Kabuklu bitler kürdan gibi sivri bir aletle, unlu bitler ise alkollü bezle silinmelidir.
Yapraklardaki lekelerin birden fazla nedeni olabilir.
Bitkinin fizyolojik sorunlarından kaynaklanabileceği gibi, mantar hastalıklarının belirtisi de olabilir. Bu sorunun kaynağını tespit etmek zor olduğundan, çözüm için birkaç yöntem bir arada uygulanmalıdır.
Sorunları önlemek için dikkat edilmesi gerekenler:
– Sulama için dinlendirilmiş ya da kaynatılıp ılıtılmış su kullanılmalıdır. Musluk suyu beklenmedik şekilde bitkilerde bu tür tepkilere neden olabilir.
– Ayda bir kez organik mantar önleyici ürünler kullanılmalıdır. Bu ürünler bitkiye zarar vermezken, hastalıklara neden olan mantarların gelişmesini engeller.
– Aşırı sulamadan kaçınılmalı ve saksının drenajına özen gösterilmelidir.
Bitkiyi tedavi etmek için organik veya kimyasal mantar ilaçları kullanılmalıdır.
Hastalıktan en çok etkilenen yapraklar kesilmeli ve kesilen bölgelerin iyileşmesi için 2-3 gün sulama yapılmamalıdır.
Güneşli pencere kenarında duran bitkilerde büyük, turuncu veya soluk renkte lekeler görülüyorsa, bu yanık belirtisidir. Pencere camı güneş ışığını odakladığı için çöl bitkilerinde bile hasarlar oluşabilir. Sıcak dönemlerde bitkileri korumak için pencere ile bitki arasına bir kağıt yerleştirilmelidir.
Yaprak uçlarının kahverengileşmesi ise kuru hava kaynaklıdır. Bu durum özellikle salon palmiyelerinde sık görülür. Böyle durumlarda bitkilerin nem oranını artırmak ve hava nemlendiricisi kullanmak gereklidir.
Yaprak Dökülmesi Problemi
Bitkilerde yaprak dökülmesi birçok nedenden kaynaklanabilir. Ortamın çok soğuk veya sıcak olması, aşırı sulama ve yetersiz ışık gibi faktörler bu soruna yol açabilir. Sorunun çözümü için öncelikle bitkinin türünü ve bakım gereksinimlerini öğrenmek gerekir. Böylece bakımında yapılan hataları tespit etmek kolaylaşır.
Çözüm Önerileri:
– Bitkinin türüne uygun bakım koşulları sağlanmalıdır
– Bitkiler hava akımının yoğun olduğu yerlerden uzak tutulmalıdır
– Kalorifer, soba gibi ısı kaynaklarının yanına yerleştirilmemelidir
Bitkilerin sağlıklı gelişimi için yapılması gerekenler şu şekildedir:
Kış aylarında yaprak döken bitkiler daha fazla ışık alan bir alana taşınmalıdır. Bazı türler için ortam sıcaklığının düşürülmesi faydalı olabilir. Ancak Benjamin kauçuğu gibi hassas bitkiler yer değişikliğine olumsuz tepki verebilir ve yaprak dökümü artabilir. Bu nedenle yerlerinin değiştirilmemesi önerilir.
Yaprakların sararıp dökülmesi durumunda sulama miktarı azaltılmalıdır. Öte yandan yaprakların kahverengileşmesi ve dökülmesi genellikle su yetersizliğinden kaynaklanır. Bu durumda düzenli sulama programı uygulanmalı ve kurumuş yapraklar temizlenmelidir.
Çiçek açmayan bitkilerin bu durumu genellikle birden fazla nedenden kaynaklanabilir.
Sorunun kaynağını belirlemek, tıpkı bir hastalık teşhisi gibi dikkatli bir gözlem gerektirir.
Çözüm için yapılması gerekenler:
Öncelikle bitkilerin dinlenme dönemine girmelerine izin verilmelidir. Bu dönemde bitkiler serin ancak aydınlık bir ortama alınmalı, gübreleme tamamen durdurulmalı ve sulama azaltılmalıdır. Yasemin, orkide, kaktüs ve sukulent gibi birçok türde kış mevsimindeki bu soğuk ortam, çiçek oluşumunu tetikler.
Bitkiye daha fazla ışık sağlanmalıdır. Bazı türlerde sadece bitkinin yerini değiştirmek yeterli olmayabilir. Örneğin mum çiçeğinde, dalların her yönden ışık alabilmesi için desteklenmesi gerekir.
Azot oranı düşük fakat fosfor içeriği yüksek gübreler tercih edilmelidir.
