Yosun Sopası

91 sonucun tümü gösteriliyor

Yosun Sopası Alırken Dikkat Edilecek Ayrıntılar

Deve tabanı, telgraf çiçeği ve filodendron gibi bitkiler doğada ağaç gövdelerine tırmanarak büyür. Saksıya alındıklarında tutunacak bir yüzey bulamazlar, bu yüzden yana doğru sarkar, yaprakları küçük kalır ve deve tabanında beklenen yaprak yarıkları geç oluşur ya da hiç oluşmaz. Yosun sopası bu eksiği kapatan basit bir destektir; bitkiye tırmanacak dikey bir yüzey verir, hava köklerinin tutunabileceği nemli bir dokuyla da bitkiyi doğal ortamına yaklaştırır.

Dikey büyümenin yaprak üzerindeki etkisi

Tırmanan bitkilerin gövdesinden çıkan hava kökleri nemli bir yüzeye değdiğinde içine girer ve oradan su ile besin çeker. Bitki yukarı doğru ilerledikçe daha fazla ışığa ulaştığını algılar ve yaprak boyutunu artırır. Deve tabanında bu süreç yarıkların ve deliklerin belirginleşmesiyle sonuçlanır. Aynı bitki sarkık halde bırakıldığında yıllarca küçük ve tam yapraklı kalabilir. Bu nedenle yosun sopası bir süs parçası değil, bitkinin olgunlaşmasını hızlandıran bir araçtır.

Yüzey malzemesi: hindistan cevizi lifi mi, sphagnum yosunu mu

Piyasadaki sopaların büyük çoğunluğu hindistan cevizi kabuğundan elde edilen lifle kaplıdır. Bu lif ucuzdur, doğal renkte olduğu için bitkiyle uyumludur ve nemi bir süre tutar. Ancak yüzeyi kaba ve gevşek olduğundan hava kökleri her zaman içine tam olarak girmez; çoğu zaman köklerin sadece yüzeye değdiği görülür. Bunun bir avantajı da vardır, saksı değiştirirken sopa kolayca çıkar ve kökler zarar görmez.

Sphagnum yosunu ile doldurulan sopalarda durum farklıdır. Bu yosun kendi ağırlığının birkaç katı su tutar ve nem uzun süre sabit kalır. Hava kökleri birkaç hafta içinde yosunun içine gömülür, bu da yaprak büyümesinde belirgin fark yaratır. Buna karşılık yosunun sık aralıklarla ıslatılması gerekir; kuruduğunda sertleşir ve su almakta zorlanır. Ayrıca kökler içine iyice yerleştiğinde sopayı sökmek neredeyse imkansızlaşır.

Üçüncü tip, ağ yapılı plastik iskeletlerdir. İçi boş gelir, siz kendi yosununuzu doldurursunuz. Şeffaf ya da yarım silindir biçimli olanlarda içerideki nem seviyesi dışarıdan görülür. Yarım silindir yani D biçimli gövdenin düz yüzeyi, yuvarlak sopalara göre hava köklerinin daha geniş alanla temas etmesini sağlar.

İç çekirdek ve dayanıklılık

Sopanın içinde ne olduğu çoğu zaman ürün açıklamasında küçük yazıyla geçer ama uzun vadede önemlidir. Plastik boru çekirdekli modeller paslanmaz ve nemli toprakta yıllarca durabilir. Metal çekirdekli ucuz modellerde ise sürekli ıslak kalan bölüm zamanla paslanır. Bükülebilir sopalarda genelde 5 mm kalınlığında alüminyum çubuk kullanılır; bunlar kavis, halka ya da spiral biçiminde şekillendirilebildiği için alçak tavanlı odalarda bitkinin yatay yönde ilerlemesine imkan verir.

Ahşap uçlu modellerde sivriltilmiş uç toprağa kolay girer ama saksı derinliği yeterli değilse sopa öne arkaya oynar. Deve tabanı gibi gövdesi ağırlaşan bitkilerde tabanı geniş ya da çift kazıklı modelleri tercih etmek gerekir, aksi halde bitki büyüdükçe saksı devrilir.

Boy, çap ve eklenebilir yapı

Tek parça sopalar 40 ila 77 cm arasında satılır. Küçük saksılarda ve yeni köklenmiş bitkilerde 40 cm yeterlidir, ancak bitkinin bir yıl içinde tepeye ulaşacağını hesaba katmak gerekir. Eklenebilir sistemlerde her parça 40 ila 44 cm civarındadır ve üst üste takılarak 130 ila 285 cm yüksekliğe çıkılabilir. Bunlarda bağlantı ya vidalı geçmedir ya da parçanın içindeki kazık çıkarılıp diğer ucuna takılır. Vidalı geçmeli modeller yüksekte daha az sallanır.

Çap da göz ardı edilmemeli. Deve tabanının hava kökleri kalındır ve 4 ila 5 cm çapındaki ince sopalarda tutunacak yer bulamaz. Büyüyen deliciosa türleri için 8 cm ve üzeri çapa sahip sopalar daha uygundur. Telgraf çiçeği ve küçük yapraklı sarmaşıklarda ince sopalar sorun çıkarmaz.

Kendinden sulamalı modeller

Üst kısmında 220 ila 240 ml su alan bir hazne bulunan sopalarda alt taraftaki vana suyu yavaşça yosuna aktarır. Bu sistem nemi sabit tutar ve her gün püskürtme zahmetini ortadan kaldırır. Buna karşılık haznenin doldurulması unutulduğunda yosun hızla kurur, aşırı akıtıldığında da saksı toprağı sürekli ıslak kalır ve kök çürümesi başlar. Vananın ayarlanabilir olduğu modelleri seçmek bu riski azaltır.

Kurulum zamanı ve bitkiyi bağlama

Sopayı takmanın en uygun anı saksı değişimidir. Boş saksının içine sopayı yerleştirip ardından toprağı doldurmak, kökleri delme riskini ortadan kaldırır. Yerleşik bir bitkiye sonradan takarken sopayı gövdenin hemen arkasına, saksı kenarından birkaç santim içeriye batırmak gerekir.

Bağlama için jüt ipi, yumuşak bahçe teli ya da cırt bant kullanılır. Bağın gövdeyi sıkmaması, parmak geçecek kadar boşluk kalması önemlidir; büyüyen gövde sıkı bağın içinde ezilir. Hava kökleri sopaya doğru yönlendirilip hafifçe bastırılır, birkaç hafta içinde kendileri tutunmaya başlar. Yosun kaplı sopalarda haftada iki üç kez yüzeyi ıslatmak, köklerin sopaya girmesini belirgin şekilde hızlandırır.