Orkide Toprağı Nasıl Seçilir?
Marketten alınan orkidelerin çoğu birkaç ay sonra yaprak dökmeye başlar ve bunun en yaygın nedeni saksıdaki ortamın bozulmasıdır. Orkideler doğada toprakta değil ağaç gövdelerinde yaşar; kökleri havayla temas halinde, yağmurdan sonra hızla kuruyan bir ortamda gelişir. Orkide toprağı adıyla satılan ürünler de bu koşulu taklit etmek için hazırlanır.
Adına toprak dense de toprak içermez
Paketin üzerinde toprak yazması yanıltıcıdır. Kaliteli bir orkide karışımının içinde bahçe toprağı ya da ince saksı toprağı bulunmaz. Elinize aldığınızda iri parçalı, hafif ve pürüzlü hissedilir. Torbayı açtığınızda içerik ağır ve yoğun bir yapıdaysa, o ürün orkide için uygun değildir. Kökler böyle bir ortamda birkaç ay içinde çürür.
Karışımın temel malzemesi ağaç kabuğudur. Genelde köknar veya çam kabuğu kullanılır. Kabuk parçaları arasındaki boşluklar hava kanalları oluşturur, aynı zamanda kabuğun kendisi bir miktar su tutar. Diğer bileşenler bu iskeletin çevresinde işlev görür.
Kabuk tane boyutu hangi orkideye göre seçilir
Ürün açıklamalarında en çok atlanan ama en belirleyici olan ayrıntı budur. Kabuk üç kaba boyutta satılır.
İnce taneli kabuk daha çok su tutar ve yavaş kurur. Küçük köklü türlerde, minyatür orkidelerde ve 8 ila 11 cm çapındaki küçük saksılarda kullanılır. Orta taneli kabuk yaklaşık 2 cm boyutundadır ve en yaygın kullanılan ölçüdür; falenopsis, dendrobium ve oncidium türlerinin çoğu bu boyutta rahat eder. İri taneli kabuk 3 cm ve üzerindedir, kalın köklü türlerde ve 16 cm üzerindeki büyük saksılarda tercih edilir.
Yanlış boyut seçilirse iki sorundan biri çıkar. Fazla ince kabuk kullanılan büyük saksılarda ortam sürekli ıslak kalır. Fazla iri kabuk kullanılan küçük saksılarda ise su tutulamaz ve kökler kurur. Saksı çapı ile kabuk boyutunu birlikte düşünmek gerekir.
Karışımdaki diğer bileşenler ne işe yarar
Perlit, kabuk parçaları arasında ek hava boşlukları açar ve karışımın zamanla sıkışmasını geciktirir. Bahçıvanlık kömürü ve biyokömür, sulama suyundaki tuzları ve kabuğun çürümesiyle çıkan asitli bileşikleri bağlar; bu sayede ortam daha uzun süre bozulmadan kalır. Genleştirilmiş kil topakları ve lav taşı çürümeyen bileşenlerdir, karışımın yapısını yıllarca ayakta tutar ve saksıya ağırlık verip devrilmeyi engeller.
Hindistan cevizi kabuğu parçaları kabuğa göre daha fazla nem tutar ve daha yavaş çürür. Kuru havalı evlerde bu bileşenin bulunması sulama aralığını rahatlatır. Sphagnum yosunu ise en fazla su tutan bileşendir; küçük oranda katıldığında sulama arasında kökleri korur, ancak oranı fazla olduğunda ortam ıslak kalır.
Yosun ağırlıklı mı, kabuk ağırlıklı mı
Bu ayrım satın alma kararında en çok işe yarayan ölçüttür. Mağazadan alınan orkidelerin çoğu sıkıştırılmış sphagnum yosunu içinde satılır. Bunun nedeni bitki bakımı değil, nakliye ve raf sürecinde bitkinin kurumamasıdır. Yosun uzun vadede kökler için riskli bir ortamdır, çünkü suyu bırakmakta gecikir.
Evde havanın nemi düşükse ve sulamayı sık yapamıyorsanız içinde bir miktar yosun bulunan karışımlar işinizi kolaylaştırır. Nemli bir evde yaşıyorsanız ya da sulamayı fazla yapma eğilimindeyseniz tamamen kabuk, perlit ve kömürden oluşan karışımlar daha güvenlidir. Karar verirken saksının malzemesi de etkiler; şeffaf plastik saksılar nemi tutar, gözenekli toprak saksılar ise yanlardan buharlaşmaya izin verir.
Hacim hesabı ve paket boyutu
Torbaların üzerinde hacim litre olarak yazar. Yaklaşık 13 cm çapındaki standart bir orkide saksısı için 1 litre karışım yeterli olur. 3 litrelik bir paket üç saksıyı doldurur. Evde birkaç orkide varsa 4 litrelik torbalar dengeli bir tercihtir; koleksiyon büyüdüğünde 8 ve 9 litrelik paketler daha ekonomik hale gelir.
Ambalajın tekrar kapatılabilir olması önemlidir, çünkü açık kalan karışım nem çeker ve içindeki kabuk küflenmeye başlar. Kalan malzemeyi kuru ve serin bir yerde saklamak gerekir.
Ne zaman değiştirilmeli
Orkide toprağının ömürlü bir malzeme olduğunu bilmek gerekir. Kabuk zamanla çürür, parçalar küçülür ve ince taneli bir yapıya döner. Bu noktada karışım suyu tutmaya başlar, hava boşlukları kapanır ve kök çürümesi riski hızla yükselir.
Kabuk ağırlıklı karışımlarda değişim aralığı genelde bir buçuk iki yıldır. Yosun ağırlıklı ortamlarda bu süre bir yıla kadar iner. Değişim zamanını anlamanın en pratik yolu saksıyı sulamadan sonra kaldırmaktır; ortam eskisinden çok daha uzun süre ağır kalıyorsa yenilenmesi gerekir. Parmakla bastırıldığında kabuk parçalarının kolayca ufalanması da aynı işareti verir.
Saksı değişimi çiçeklenme bitiminde yapılır. Yeni kabuk kuru geldiği için ilk kullanımda suyu iter; bu yüzden karışım kullanılmadan önce birkaç saat suda bekletilip süzülür. Böylece ilk sulamalarda su kabuğun üzerinden akıp gitmez, kökler nemden yararlanır.
